takip edilmesi gerekenler

Takip edilmesi gerekenler: ABD'de yüksek faiz oranlarının devam senaryosu yeniden gündemde, gelişmekte olan ülkelerde finans piyasaları, enflasyon ile seçimler arasındaki bağlantıyı ve sıkıntıyı hissediyor. 

26 Nisan 2024

YÖNETİCİ ÖZETİ

Bu hafta üç önemli konuyu ele alıyoruz:

  • ● ABD uzun vadeli getirileri: Oranların yüksek kalmaya devam etmesi ihtimali gündemde. ABD 10 yıllık devlet tahvili getirileri, kısa bir süre önce enflasyonun hedefe dönmesinin daha uzun sürdüğünü kabul eden Fed'in daha yavaş bir faiz indirim döngüsü izleyebileceği beklentileriyle %4,6'nın üzerine çıktı. Ancak Fed bu yıl, ilk beklentimiz olan dört faiz indiriminden daha az,sadece iki faiz indirimi yapsa bile  uzun vadeli getirilerin mevcut seviyelerden aşağı doğru düzeltme yapmasını bekliyoruz. Nihai faizler için piyasa fiyatlaması tahminlerimizin önemli ölçüde üzerinde ve bu nedenle uzun vadeli getirileri de aşağı çekecek olan aşağı yönlü bir ayarlama olabilir.
  • ● Gelişmekte olan ülkelerin (GoÜ) finansal piyasaları: Kemerlerinizi bağlayın. Fed'in faiz indirimlerinin gecikmesi ihtimali, artan volatilite ve kur değer kayıplarıyla karşı karşıya kalan gelişmekte olan piyasaların üzerine gölge düşürüyor. Sonuç olarak, GoÜ merkez bankaları iki arada bir derede sıkışmış durumda ve sadece bir ay önce beklenen faiz indirimlerine başlayamıyor. Bu değişim, devlet tahvili getirilerinin yılsonu beklentilerimizi aşacak şekilde artmasına neden oldu. Ancak, döviz cinsinden tahvillerin spread’leri sıkışık seyretmeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde, belli başlı tahvil piyasalarındaki kademeli düşüşe paralel olarak getirilerde bir düşüş (mevcut %6,7'ye kıyasla yıl sonunda %6'ya yakın), döviz spread’lerinde ise hafif yukarı yönlü bir hareket (ana karşılaştırma ölçütümüzde 200bps'den 225bps'ye) bekliyoruz. Bu tablo, prensipte bazı fırsatlar sunsa da aşağı yönlü riskler de arttığı için çok temkinli olmaya devam ediyoruz.
  • ● Enflasyon ve seçim sonuçları: Belirgin bir ilişki yok. 2021 yılından bu yana gelişmiş ve gelişmekte olan 63 büyük ülkede yapılan 107 seçime baktığımızda, enflasyonun seçim sonuçlarını etkilemediğini görüyoruz. Sadece, enflasyonun seçimden kısa bir süre önce önemli ölçüde yüksek olması durumunda muhalefet adaylarının veya partilerinin kazanması için ılımlı bir avantaj yarattığı söylenebilir. Dahası, enflasyonun seçimden önce önemli ölçüde artmış olduğu busenaryo 53 seçimde geçerli idi ve   daha popülist bir başkan veya hükümetin seçimi kazandığı örnek sayısı sadece altı. Ancak, bu altı ülke arasında Arjantin, İtalya ve ABD gibi önemli ekonomiler de yer alıyor.