Allianz Trade Mastercard iş birliği

2026’nın kazananları, yapay zeka, savunma ve enerji olacak

17 Eylül 2026

Allianz Trade’in dünyanın dört bir yanındaki uzman ekonomistlerinin araştırmaları ile hazırlanan ve farklı sektörleri küresel düzeyde değerlendiren Sektör Atlası güncellendi. Rapora göre direnç gösteren makroekonomik görünüm devam ederken, küresel büyümenin 2026’da yüzde 2,5’e gerilemesi, ardından 2027’de yüzde 2,9’a toparlanması bekleniyor.

Sektör Atlası’na göre Yapay Zekâ yatırımları ABD büyümesinin yaklaşık üçte birini tek başına destekliyor.  Bu destek unsuru sayesinde ABD yüzde 2,1 büyürken, Euro Bölgesi yapay zekâdan neredeyse hiç yukarı yönlü katkı almadan yüzde 0,9 ile zayıf bir büyüme gösteriyor; Çin ise zayıf iç talebe rağmen ihracat ve yüksek teknolojili imalat sayesinde yüzde 4,7 seviyesini koruyor. Yeniden alevlenen ABD ticaret savaşının bu ayrışmayı daha da derinleştirirken, Orta Doğu’da gerilimin azalmasının önemli bir akut riski ortadan kaldırdığı görüşüne raporda yer veriliyor. Fakat ekonomistler, gerilimin yeniden tırmanma ihtimalinin masada kalmaya devam ettiğine de dikkat çekiyor.

Küresel çip satışları 1,5 trilyon dolara ulaşacak

Raporda, yarı iletken sektörü yapay zekâ süper döngüsünden faydalanırken, teknolojiyle bağlantılı diğer sektörlerin ise komplike görünümlerle karşı karşıya kaldığına dikkat çekiliyor. Bulut altyapı harcamalarının 2026’da yıllık yüzde 80 artışla 725 milyar dolara ve 2027’de 1 trilyon doların üzerine ulaşması ve küresel çip satışlarını 1,5 trilyon dolara doğru taşıması beklendiği rapordaki dikkat çekici bilgiler arasında yer alıyor.  Bellek fiyatlarındaki artış sayesinde yarı iletken satışlarındaki büyüme yaklaşık yüzde 90 seviyesinde seyrediyor. Teknolojiyle bağlantılı diğer sektörlerde ise görünümün karmaşık olduğu değerlendirmesi raporda yer alıyor. Yazılım ve BT hizmetlerine yönelik talep yüzde 3,6 ile güçlü kalmaya devam ederken yatırımcılar yapay zekânın gelecekte bazı iş modellerini tehdit edebileceği endişesiyle temkinli davranıyor.

Bilgisayar ve akıllı telefonlar açısından yapay zekanın bir maliyeti olduğundan satış adetlerinde yüzde 11 ila 14 arasında düşüş yaşanıyor.

Perakende, tekstil ve ev eşyaları sektörlerinde tüketiciler daha düşük fiyatlı ürünlere yöneldi

Allianz Trade Sektör Atlası’na göre otomotiv, inşaat, perakende, tekstil, ulaştırma ve kimya gibi ekonomik döngülere duyarlı sektörler; yüksek faiz oranları, jeopolitik belirsizlikler ve yeniden tırmanan ticaret savaşlarının etkileriyle mücadele ediyor. Finansman maliyetlerinin yüksek seyretmesi, gümrük tarifeleri ve sınırlı fiyatlama gücü, birçok sektörde şirketlerin artan maliyetleri müşterilere yansıtmak yerine kendilerinin üstlenmesine neden oluyor.

Otomotiv sektöründe rekabet dinamikleri değişirken, şirketler artık yalnızca araç satışlarına değil, yazılım ve veri tabanlı gelir kaynaklarına da odaklanıyor. Özellikle Çinli elektrikli araç üreticilerinin artan rekabeti Avrupa otomotiv sektörü üzerinde baskı yaratıyor.

İnşaat sektörü ise faiz oranlarındaki değişimlere karşı hassasiyetini koruyor. Konut ve ticari gayrimenkul talebi zayıf seyrederken, veri merkezlerine yönelik yatırımlar sektöre destek sağlayan en önemli alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Perakende, tekstil ve ev eşyaları sektörlerinde tüketicilerin daha ekonomik ürünlere yönelmesi satışların belirli ölçüde korunmasını sağlasa da şirketlerin kârlılıklarını olumsuz etkiliyor.

Ulaştırma sektörü, Orta Doğu kaynaklı deniz taşımacılığı aksaklıkları ve yüksek petrol fiyatları nedeniyle dalgalı bir görünüm sergiliyor. Ulaşım ekipmanları ile makine ve ekipman sektörleri artan savunma harcamalarından fayda sağlasa da toparlanmanın kademeli ilerlediği ve küresel büyüme ya da ticarette yaşanabilecek yeni şoklara karşı hassas olduğu raporda belirtiliyor.

Kimya sektöründe ise Avrupa'nın yüksek enerji maliyetleri rekabet gücü üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, hammadde tedarik zincirlerindeki kırılganlığı daha görünür hale getirirken; düşük maliyetli ABD ve Orta Doğulu üreticiler ile daha yüksek maliyetlerle faaliyet gösteren Avrupalı üreticiler arasındaki fark giderek büyüyor.

Rapora göre; metal sektöründe ise enerji dönüşümü ve yapay zekâ altyapı yatırımlarının etkisiyle bakır, lityum ve nadir toprak elementlerine yönelik talep güçlü seyrini koruyor. Buna karşılık demir ve çelik sektörleri zayıf talep ve maliyet baskıları nedeniyle zorlu koşullarla karşı karşıya kalmaya devam ettiği de raporda belirtiliyor.

Geleneksel savunmacı sektörler mevcut koşullarda farklı risk profillerine sahip

İlaç sektörü, güçlü patent koruması ve yüksek fiyatlama gücü sayesinde dayanıklılığını sürdürmeye devam ediyor. Özellikle ABD ve Avrupa merkezli güçlü Ar-Ge ve inovasyon altyapısı, sektörü diğer birçok sektörün maruz kaldığı ekonomik ve jeopolitik dalgalanmaların etkilerinden büyük ölçüde koruyor.

Enerji sektöründe ise yükselen petrol fiyatları, özellikle ABD’li petrol ve doğal gaz üreticileri için önemli bir avantaj yaratıyor. Buna karşılık Orta Doğu, Asya ve Avrupa’daki enerji şirketleri; hammadde tedarikinden lojistik süreçlere ve müşterilere erişime kadar uzanan çeşitli operasyonel zorluklarla mücadele ediyor.

Rapora göre yenilenebilir enerji sektörü de mevcut koşullardan olumlu etkilenebilecek alanlar arasında yer alıyor. Enerji güvenliği, enerji bağımsızlığı ve tedarik zinciri dayanıklılığının ülkeler için daha stratejik hale gelmesi, yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyen önemli faktörler olarak öne çıkıyor. Bu çerçevede rapor, savunmacı sektörlerin ekonomik belirsizliklere karşı görece dayanıklılıklarını koruduklarını, ancak her sektörün kendi dinamiklerine özgü risk ve fırsatlarla şekillenen farklı bir görünüm sergilediğini ortaya koyuyor.

Gelir artışında; enerji, savunma ve yarı iletkenler sektörleri öne çıkıyor.

Küresel şirket kârlılıkları zorlu ekonomik koşullara rağmen dayanıklılığını koruyor. Ancak büyüme ve kazançlar giderek daha fazla yapay zekâ, savunma ve enerji sektörlerinde yoğunlaşırken, ekonomik döngülere duyarlı sektörler üzerindeki baskı devam ediyor.

ABD’de şirket gelirleri yıllık bazda yüzde 15,2 artarak 2022 yılının ikinci çeyreğinden bu yana en güçlü büyüme performansını sergiledi. Bu büyümede en önemli payı, yapay zekâ yatırımlarının etkisiyle güçlü bir ivme yakalayan yarı iletken sektörü aldı. Enerji sektörü ise yükselen petrol fiyatlarının desteğiyle olumlu performans gösterdi.

Metal ve madencilik sektörlerinde de belirgin bir iyileşme yaşanırken, bu artışın büyük ölçüde yükselen emtia fiyatları, gümrük tarifeleri ve politika kaynaklı kârlılık artışlarından beslendiği; talep kaynaklı geniş tabanlı bir büyümeyi tam olarak yansıtmadığı belirtiliyor. Kimya sektöründe toparlanma işaretleri görülse de sektörün temel dinamiklerinin kırılganlığını koruduğu vurgulanıyor. Havayolu şirketleri ise artan yakıt maliyetlerinin etkisiyle kârlılıkta önemli kayıplar yaşarken, hisse başına kârların yıllık bazda yüzde 44 gerilediği ifade ediliyor.

Avrupa’da da şirket gelirleri yıllık bazda yüzde 11,2 artış göstererek güçlü bir performans sergilese de büyümenin ağırlıklı olarak enerji, savunma ve yarı iletken sektörlerinden kaynaklandığı görülüyor. Otomotiv, ulaştırma, ihtiyari tüketim ürünleri perakendesi ve metal sektörleri ise zayıf talep, yüksek finansman maliyetleri ve yoğun küresel rekabet nedeniyle baskı altında kalmaya devam ediyor. Rapora göre Avrupa kimya sektörü, jeopolitik gelişmelerin yarattığı geçici fiyatlama avantajları sayesinde toparlanma sinyalleri verse de yüksek enerji maliyetleri nedeniyle rekabet gücü üzerindeki yapısal baskı sürüyor.

Sektör Atlası, küresel ekonomide büyümenin devam ettiğini ancak performansın giderek daha sınırlı sayıda sektör tarafından taşındığını ortaya koyuyor. Yapay zekâ, savunma ve enerji sektörleri büyümenin itici gücü olurken, birçok döngüsel sektör zayıf talep ve maliyet baskılarıyla mücadele etmeyi sürdürüyor.

Basın iletişimi
Bedia Dernek 
Allianz Trade Pazarlama Müdürü
0212 290 76 10
bedia.dernek@allianz-trade.com
Allianz Trade Hakkında:
 
Allianz Trade, şirketlere yurt içi ve ihracat pazarlarında güvenli ticaret çözümleri sunarak karlı bir şekilde büyümelerine destek olmaktadır. 40 ülkede 5.800 çalışanıyla 289 milyondan fazla şirketi takip ederek güçlü bir bilgi ağına sahip olan Allianz Trade, müşterilerinin alacak riskini onlarla yöneterek doğru pazarlarda kredibilitesi yüksek firmalarla çalışmaları için destek vermektedir. Allianz Trade’in günlük olarak takip ettiği şirketlerin toplam büyüklüğü küresel GSYİH’in yüzde 98’sini oluşturmaktadır. Ticari bir alacağın ödenmemesine bağlı olarak ortaya çıkabilecek kayıpları tazmin eden alacak sigortasının nihai amacı şirketleri büyük ölçekli kayıplara karşı korumaktır. Kayıp gerçekleştiğinde ise uzman küresel tahsilat ağı ve yerel avukatlık büroları sayesinde alıcı hangi ülkede olursa olsun, tahsilat yetkisini devralarak hukuki ve bürokratik tüm işlemleri ilgili ülkede müşterisinin adına doğrudan yürütüp müşteri ilişkilerini koruyarak olumlu sonuçlar alınmasını sağlamaktadır. Allianz Grubu’nun bir iştiraki olan alacak sigortasında dünya lideri Allianz Trade, S&P tarafından AA kredi notuna layık görülmüştür. 2024 yılı konsolide cirosu 3,8 milyar Euro, dünya çapında firmalara sağladığı yıllık teminat tutarı ise toplam 1,4 trilyon Euro’dur.
 
Daha fazla bilgi için www.allianz-trade.com/tr ve LinkedIn adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

Yayınlarımızdan haberdar olun.
 
Şirketimizle ilgili diğer haberleri okuyun.