Yönetici Özeti

Küresel GSYİH büyümesi  şimdilik güçlü seyrini koruyor. 2025 yılındaki yüzde 3'lük güçlü büyümenin ardından, 2026 ve 2027 yıllarında büyümenin sırasıyla yüzde 2,9 ve yüzde 2,8 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. ABD ve Çin'de 2025 yılından gelen güçlü büyüme etkisinin, 2026’da devam edecek olması ve küresel olumsuzluklara rağmen korunan büyüme ivmesi, geçen çeyreğe kıyasla büyüme oranlarında yukarı yönde gittiğimiz revizyonun üçte ikisinden fazlasını açıklıyor.

ABD ekonomisinde büyüme iki ayrı hızda ilerliyor. İkinci çeyrek raporumuzda, ticaret savaşının 2025 yılında büyümeye etkisinin -1,6 puan olacağını öngörmüştük şimdi ise sadece -0,6 puan ile ilk tahminimizden daha hafif gerçekleşmesini bekliyoruz. Beklentilerimizdeki bu iyileşme; gümrük vergilerinin, sektör istisnaları ve önemli ortaklarla yapılan stratejik ticaret anlaşmaları ile düşürülmesinden kaynaklandı. Gümrük vergileri 2 Nisan'da açıklanan yüzde 27'den yüzde 11'e düşmüştü. Buna ek olarak, yapay zeka dahil bilgi ve iletişim sektörü (BİT), 2025 yılında ABD’de GSYİH büyümesinin yarısından fazlasını destekleyerek büyümeye 1,1 puan gibi önemli bir katkı sağladı. Bu eğilimin 2026 yılında da devam etmesi bekleniyor. Tüketim harcamalarının beklediğimizden daha dirençli olması, daha yüksek kredi dürtüsü ve yapay zekanın olumlu etkisiyle 2026 yılı tahminimizi yüzde 2,5 olarak yukarı yönde revize ettik. 

Ticaret savaşına rağmen Çin ihracatta büyüme konusunda liderliğini sürdürüyor! Büyüme, beklenenden daha güçlü dış talep ve zayıf ithalat sayesinde beklentileri aştı. Bu artış, yılın ilk yarısında ABD'den gelen ön alımlar, gümrük vergilerini aşmak için stratejik rota değişiklikleri, dünyanın geri kalanında pazar paylarının genişletilmesi, zayıf para birimi ve rekabetçi fiyatlar tarafından desteklendi. Bu arada, iç talep hala sürdürülebilir bir şekilde toparlanmakta zorlanıyor ve daha fazla politika desteğine ihtiyaç duyuyor. Bu desteğin 2026'nın ilk çeyreğinde açıklanması bekleniyor. Bu bağlamda ve birçok sektörde kapasite fazlası olması nedeniyle fiyat baskıları düşük seviyelerde kalmaya devam ediyor.

Euro bölgesi görünümü, yapısal zorluklar arasında ılımlı bir büyüme ile normal seyrini sürdürüyor. GSYİH büyümesinin 2025 yılında yüzde 1,4 ve 2026'da yüzde 1,1 olması bekleniyor. İrlanda'nın dalgalı büyüme oranları dışarıda tutulduğunda, Euro Bölgesinde büyümenin: 2025 yılında yüzde 0,9, 2026'da yüzde 1,2 ve 2027'de yüzde 1,3 olacağını öngörüyoruz. Almanya’da büyüme 2026 yılında yüzde 0,9’a ulaşacaktır. Bu, üç yıl üst üste yaşanan durgunluk veya resesyonun ardından güçlü bir toparlanma olsa da yapısal engellerin devam etmesi ve mevcut mali teşvikler göz önüne alındığında yine de yetersiz bir rakam. Fransa'nın GSYİH'si, süregelen siyasi zorluklara rağmen, yeniden canlanan yatırım döngüsünün de etkisiyle yüzde 1,1 artacak.

Şirketler küresel ticaret savaşlarının olumsuz etkilerini azaltmak için ticari rotaları yeniden şekillendirmek gibi stratejilere yöneldikçe küresel ticaret beklenmedik bir şekilde artış gösterdi. Ticaret büyümesine ilişkin tahminlerimizde yukarı yönde revizyona gittik. Tahminlerimize göre 2025 için yüzde 2'den yüzde 3,5'e ve 2026 için yüzde 0,6'dan yüzde 1,3'e yükselmesini bekliyoruz. Bu iyileşmenin yarısı; daha düşük gümrük tarifeleri, şirketlerin ticareti yeniden yönlendirme girişimleri, olumsuz etkileri hafifletme stratejileri ve yapay zekâ ile ilgili yatırımlardaki artıştan kaynaklandı. Genel olarak ticaret savaşı, konteyner hacmini 2017 yılının en yüksek seviyelerine geri itti ve bu gelişmede Asya'nın etkisi büyük oldu.

Gelişmekte olan piyasalar gelişmeleri sadece kenardan izlemekle kalmıyor. Genel olarak direnç göstermeye ve gelişmiş piyasalara göre daha olumlu bir döngüden yararlanmaya devam ederken sağlam dış pozisyonlarını da koruyor. Gelişmekte olan piyasalar genel olarak ekonomik direnç sergilemeye ve gelişmiş piyasalara göre daha olumlu bir döngüden yararlanmaya devam ediyor. Çoğunun dış pozisyonları da sağlam durumda. ABD dolarının değerinin düşmesi ve Fed'in gevşeme döngüsünün desteği, birçok gelişmekte olan piyasanın merkez bankalarının 2025 yılında beklenenden daha fazla faiz indirmesine olanak sağladı. Ancak Hindistan, Endonezya, Romanya, Rusya veya Tayvan gibi bazı ülkeler, ilerleyen dönemde büyümede ivme kaybıyla karşı karşıya kalabilir. Diğer yandan Arjantin, Şili, Kolombiya, Endonezya, Filipinler, Romanya, Türkiye gibi bazı ülkelerde cari açıklar genişlemeye devam ederken Suudi Arabistan, Çek Cumhuriyeti, Polonya gibi diğerlerinde ise fazlalar açığa dönüşüyor ve  bu da yakından izlenmesi gereken bir durum.

Para ve maliye politikası: ABD'de destekleyici, Avrupa'da nötr. Fed'in gevşeme döngüsünü piyasaların beklediğinden daha erken sonlandıracağına ve Federal Fon faiz oranının ilk çeyrekte 25 baz puan daha indirildikten sonra yüzde 3,5'te sabitleneceğine inanıyoruz. Kalıcı çekirdek enflasyon ve hızlanan büyüme, faiz oranlarının Taylor kuralının çok altına düşmesini engelleyecektir. Buna karşılık, Avrupa Merkez Bankası (AMB) faiz oranlarını yüzde 2'de tutmaya hazırlanıyor ve riskler aşağı yönlü. Maliye politikası konusunda, ABD, One Big Beautiful Bill'in finansal koşulları gevşetmesiyle desteklenen somut bir büyüme ivmesinden yararlanırken, Avrupa'da mali endişeler devam ediyor. Bütçe açığı GSYİH'nin %5,1'ine yakın olan Fransa'nın harcamaları kısma çabaları buna önemli örneklerden biri ve genel olarak bölgedeki mali endişeler uzun vadeli faizlerin yükselmesine neden oluyor. Almanya'nın bütçe açığı, 2025'te GSYİH'nin yüzde 3,1'inden sonra 2026'da GSYİH'nin yüzde 4’üne ulaşacak ve bu, pandemi dışında on yıldan fazla bir süredir en yüksek seviye olacak.

Şirketler 2026 yılında güçlü bir ivmeyle yoluna devam edecek. ABD'de şirket kazançları 2025 yılının 3. çeyreğinde yüzde 15 arttı. Küresel yapay zekâ yatırım harcamaları ise 571 milyar dolara ulaşacak. Avrupa’da şirket kazançları, teknoloji ve ilaç sektörlerinin öncülüğünde toparlanırken, otomotiv sektöründe kazançlar bu sektörlerin gerisinde kaldı. Bilançolar sağlam, ancak yeniden finansman maliyetleri artacak. Birçok şirketin borçlarını azaltmasıyla gerekli yatırımları finanse etmek için borçlanma kapasitesi arttı. İflasların 2026 yılında, özellikle ABD ve Avrupa'da yüzde 3 artmasını bekliyoruz. Sağlam temellere rağmen, jeopolitik parçalanma ve temerrüt riskleri hala şirket kazançları için görünümü gölgeliyor.

Göstergeler çevrim sonunu işaret etse de piyasalar hız kesmiyor. Dalgalı bir yıl sona ererken, küresel hisse senetleri üçüncü yılda da sağlam kazançlar kaydetti. Yoğun haber akışı nedeniyle faiz oranları genel olarak istikrarlı kaldı, dolardaki zayıflama ise 2025 yılının ikinci yarısında durdu. Ancak, piyasalarda ihtiyat hakim: 2025'in en iyi performans gösterenleri yapay zeka değil savunma hisseleri ve altın oldu.  İleriye baktığımızda, faiz oranlarının ve döviz kurlarının büyük ölçüde yatay seyredeceğini ve hisse senedi getirilerindeki artışın yavaşlayacağını, ancak  yapay zeka patlamasının, hız kesecek olsa da devam etmesiyle düşüşe geçmeyeceğini öngörüyoruz. 2026 yılı özel piyasalar[1] için kritik bir dönüm noktası olabilir: artan enerji ve şebeke yatırımları, devam eden yapay zeka patlaması ve gayrimenkul değerlerindeki değişim, uzun vadeli değerin rotasına işaret ediyor. Daha zayıf varlıkların daha ana akım piyasalarda baskı altında olmasına rağmen tahminlerimiz bu yönde. Yapısal talep ve seçici baskıların hakim olduğu bu ortamda, sağlam nakit akışlarına ve özel piyasalarda erken pozisyon almaya odaklanan disiplinli yatırımcılar, risk ayarlı kalıcı getiriler elde etmek için en iyi konumda.

Aşağı yönlü; kurumsal, jeopolitik ve finansal risklere ilişkin tetikte olmak gerekiyor. Bunların başında merkez bankalarının bağımsızlığı, korumacılık ve seçim sonuçları gibi olumsuz politika değişiklikleri olasılığını artıran kurumsal riskler geliyor.. İkincisi ise, volatiliteye neden olmaya devam edebilecek olan jeopolitik riskler ve ulusal güvenlik öncelikleri. Son olarak, 2026 yılı boyunca artmaya devam edecek olan finansal riskler, yani; yapay zeka hisse senedi piyasalarında bir düzeltme olasılığı, dolarizasyonun azalmasına yönelik baskıların yeniden ortaya çıkması, özel kredi piyasalarında türbülans ve kamu borcunun sürdürülebilirliğine ilişkin endişeler ılımlı bir geç finansal döngünün sınırlarını zorlayabilir.

[1] Özel piyasalar: halka açık borsalarda işlem görmeyen borç veya öz sermaye yatırım araçlarıyla ilgili piyasalar

Şirketlerin geleceği kontrol etmelerine yardım ediyoruz. İşinizi, ticari istihbaratımızın gücüyle karlı bir şekilde büyütebilirsiniz.

Küresel iflaslarda gümrük vergilerinin olumsuz etkileri henüz tamamen hissedilmedi. 2025 ve 2026’da  artması beklenen iflaslarda azalma 2027 yılını bulacak.

Talep, gümrük tarifeleri ve döviz kuru risklerindeki hızlı değişimlere karşı ihracatçıların çevik planlama, operasyonel verimlilik ve esnek tedarik zincirlerine öncelik vermesi gerekiyor.

Sürdürülebilirlik, stratejik bir avantajdır. ESG ve sürdürülebilirliği küresel ticaret stratejilerine entegre etmek, finansal dayanıklılığı güçlendirir, marka itibarını artırır.