18 Ağustos 2026 - Allianz Trade Türkiye editoryal ekibi tarafından

Gelir koruması, çiftçilerin verim düşüşleri ve fiyat dalgalanmalarından kaynaklanan gelir kaybına karşı korunmasını sağlayan bir sigorta mekanizmasıdır. Gelir koruma sigortası, buğday, arpa ve çavdar gibi stratejik ürünlerde hem iklimsel riskleri hem de hasat sonrası piyasa fiyat değişimlerini teminat altına alır. Bu rehberde, gelir koruma sisteminin nasıl işlediğini, hangi riskleri kapsadığını ve devlet desteğiyle prim yapısını inceleyeceğiz.

Özet

Tarım gelir korumasında bilmeniz gereken temel noktalar:

  • Verim düşüşü ve fiyat değişimlerinden kaynaklanan gelir kaybını teminat altına alır. Hem üretim risklerini hem de piyasa fiyatı dalgalanmalarını kapsar.
  • Buğday, arpa ve çavdar ürünlerini kapsar. Tarım ve Orman Bakanlığı'nca belirlenen kayıt sistemlerine kayıtlı alanlarda geçerlidir.
  • Prim tutarının %60'ı devlet tarafından karşılanır. Çiftçilerin maliyeti önemli ölçüde azaltır.
  • Tazminat hesabı parsel bazında yapılır. Her parselin gerçekleşen geliri ayrı ayrı değerlendirilir ve korunan gelirin altında kalırsa tazminat ödenir.
Şirketlerin geleceği kontrol etmelerine yardım ediyoruz. İşinizi, ticari istihbaratımızın gücüyle karlı bir şekilde büyütebilirsiniz.

Gelir koruma sigortası, üreticilerin iklimsel riskler ve piyasa fiyat değişimlerine bağlı gelir kaybına karşı korunmasını sağlayan bir poliçe türüdür. Bu sigorta, Tarım ve Orman Bakanlığı'nca belirlenen kayıt sistemlerine kayıtlı alanlar için geçerli olup buğday, arpa ve çavdar ürünlerini kapsam altına alır.

Klasik tarım sigortasından en önemli farkı nedir? Sadece verim düşüşünü değil, hasat sonrası oluşan fiyat değişimlerini de teminat altına alır. Gelir, hasattan sonra sigortalanan gelirin altına düşerse, aradaki fark tazminat olarak üreticiye ödenir.

Gelir Koruma Sigortası vs. Klasik Tarım Sigortası:

Kriter                                         Gelir Koruma Sigortası                                                                               Klasik Tarım Sigortası
KapsamVerim düşüşü + fiyat değişimleriSadece verim düşüşü
Teminat TipiGelir bazlı (verim × fiyat)Verim bazlı
Fiyat RiskiDahilDahil değil
HesaplamaParsel bazında gerçekleşen gelir vs. korunan gelirHasar bazında verim kaybı

Bu yapı, çiftçilerimize daha geniş bir güvence sağlar. Piyasa koşullarındaki belirsizliklere karşı gelir güvenliği sunar.

Gelir koruma sigortası mekanizması iki ana aşamadan oluşur. Önce beklenen gelir hesaplanır, ardından hasat zamanı sonrası gerçekleşen değerler karşılaştırılarak tazminat hakkı belirlenir. Her adım parsele özgü verim ve fiyat verilerine dayanır.

Beklenen gelir ve gelir garantisinin hesaplanması

Beklenen gelir nasıl hesaplanır? Parselin beklenen verim miktarı ile beklenen fiyatın çarpılmasıyla bulunur.

Beklenen verim, parselin son beş yıllık verim ortalamasından belirlenir. Eğer parsel için kayıt yoksa, TÜİK'in köy bazlı verim verileri kullanılır.

Beklenen fiyat ise Konya Ticaret Borsası'nın bir önceki ekim sezonundaki temmuz-ağustos ortalama fiyatları baz alınır. Bu değer, ekonomik verilerle güncellenerek Tarım Sigortaları Havuzu tarafından belirlenir.

Gelir garantisi, bu beklenen gelirin belirli bir yüzdesi olarak poliçede yazılır. Üreticilerin korunan gelir seviyesini oluşturur.

Tazminat sürecinin belirlenmesi

Hasat zamanı sonrası parselin gerçekleşen geliri hesaplanır: gerçekleşen verim miktarı × gerçekleşen piyasa fiyatı.

Gerçekleşen gelir, korunan gelirin altında kalırsa tazminat hakkı doğar. Tazminat tutarı, parselin korunan gelir değeri ile gerçekleşen gelir değeri arasındaki farktır.

Gerçekleşen verim ve fiyat belirlendikten sonra en geç 45 gün içinde tazminat ödenir. Eğer gerçekleşen gelir korunan gelire eşit veya üzerindeyse, ilgili parsel için tazminat ödenmez.

Sigorta kapsamı ve avantajları hakkında daha fazla bilgi için ilgili sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Gelir koruma sigortası, hem iklimsel hem de doğal afet kaynaklı geniş bir risk yelpazesini teminat altına alır.

İklimsel riskler arasında kuraklık, don, sıcak rüzgar, sıcak hava dalgası, aşırı nem, aşırı yağış, dolu, fırtına ve hortum yer alır. Doğal afet kategorisinde ise yangın, heyelan, deprem, sel ve su baskını ile yabani hayvan zararları kapsanır.

Gelir koruma sigortasını klasik tarım sigortasından ayıran en önemli özellik nedir? Sadece verim düşüşlerini değil, hasat sonrası piyasa fiyatındaki değişimlerden kaynaklanan gelir kaybını da teminat altına alır. Ürün fiyatının beklenen fiyatın altında kalması durumunda da tazminat hakkı doğar.

Teminat kapsamındaki risk kategorileri:

  • İklimsel riskler: Kuraklık, don, sıcak rüzgar, sıcak hava dalgası, aşırı nem, aşırı yağış, dolu, fırtına, hortum
  • Doğal afetler: Yangın, heyelan, deprem, sel ve su baskını, yabani hayvan zararları
  • Piyasa riskleri: Hasat sonrası fiyat değişimlerinden kaynaklanan gelir kaybı

Gelir koruma sigortasında prim tutarının %60'ı devlet tarafından karşılanır. Bu devlet desteği, çiftçilerin sigorta maliyetini önemli ölçüde azaltır ve gelir güvencesine erişimi kolaylaştırır.

Prim hesaplama, ürün türü, bölge ve parsel büyüklüğüne göre değişkenlik gösterir. Her parselin risk profili ve üretim özellikleri prim miktarını etkiler.

Çiftçiler, kalan prim tutarını peşin veya taksitler halinde ödeyebilir. Peşin ödemelerde genellikle indirim uygulanır.

ÇKS kaydı zorunludur. Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı olmayan üreticiler poliçe yaptıramaz. Başvuru için T.C. Kimlik Kartı, güncel ÇKS belgesi ve arazi/ürün kayıt bilgileri gereklidir.

Başvurular TARSİM'e üye sigorta şirketleri aracılığıyla yapılır.

Sap unsuru, buğday, arpa, çavdar, tritikale ve yulaf gibi tahıl ürünlerinde hasat edilen ürünün sap kısmının sigorta kapsamına dahil edilmesini ifade eden teknik bir terimdir. Bu unsur isteğe bağlı olarak sigortalanabilir ve dolu, fırtına, hortum, yangın, deprem gibi risklerin sap kısmında neden olduğu miktar kaybını teminat altına alır. Özellikle tahıl üreticileri için ek bir koruma katmanı sunar.

Cari ifadesi, TARSİM kapsamındaki poliçenizin aktif ve geçerli durumda olduğunu gösterir. Başka bir deyişle, prim ödemelerinizin güncel yapıldığı ve sigorta teminatınızın kesintisiz devam ettiği anlamına gelir. Poliçenizin cari durumda olması, hasar durumunda tazminat hakkınızı kullanabilmeniz için zorunludur. Prim ödemelerinde gecikme yaşarsanız, poliçeniz cari statüsünü kaybedebilir ve teminat askıya alınabilir.

Gelir koruma sigortasından ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlarını güncelleyen ve buğday, arpa veya çavdar üretimi yapan tüm çiftçimiz yararlanabilir. Türkiye genelinde tüm ülkede uygulanmaktadır. Başvuru için TARSİM'e üye bir sigorta şirketine veya acentesine başvurmanız yeterlidir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nca belirlenen kayıt sistemlerine kayıtlı tarım alanlarınızın bulunması gerekir.

Income protection insurance (gelir koruma sigortası) Türkiye'de 2022 yılında Konya'da pilot proje olarak başlatıldı. Pilot uygulamada buğday ve arpa ürünleri için verim ve fiyat risklerini kapsayan teminat sunuldu. sistem 2024 yılında Türkiye genelinde yaygınlaştırıldı ve çavdar ürünü de kapsama eklendi. Bugün tüm ülkede ÇKS kayıtlı çiftçiler bu sigortadan yararlanabiliyor.

Fiyat düşüşü, hasat sonrasında piyasa fiyatının beklenen fiyatın altına düşmesi durumunda ortaya çıkar. Gerçekleşen gelir, parseldeki gerçekleşen verim ile gerçekleşen piyasa fiyatının çarpımıyla hesaplanır. Eğer bu değer korunan gelirin altında kalırsa, aradaki fark tazminat olarak ödenir. Bu sayede fiyat dalgalanmalarından kaynaklanan gelir kaybınız güvence altına alınmış olur ve nakit akışınız korunur.

Büyümenizi güvence altına alacak veri odaklı çözümler için bugün A-Takımımızla iletişime geçin.

Allianz Trade'in en yeni içeriklerini, alacak ve risk yönetimine yönelik ipucu derlemelerini, ekonomik araştırmalarını Ticaret Hattı'na abone olarak takip edebilir, güncellemeleri mail olarak alabilirsiniz.

Küresel iflaslarda gümrük vergilerinin olumsuz etkileri henüz tamamen hissedilmedi. 2025 ve 2026’da  artması beklenen iflaslarda azalma 2027 yılını bulacak.

Talep, gümrük tarifeleri ve döviz kuru risklerindeki hızlı değişimlere karşı ihracatçıların çevik planlama, operasyonel verimlilik ve esnek tedarik zincirlerine öncelik vermesi gerekiyor.

Sürdürülebilirlik, stratejik bir avantajdır. ESG ve sürdürülebilirliği küresel ticaret stratejilerine entegre etmek, finansal dayanıklılığı güçlendirir, marka itibarını artırır.

allianz trade yurtiçi ve ihracat alacak yönetimi

Allianz Trade olarak ticari alacak sigortasında dünya lideri ve kefalet sigortasında önde gelen iş ortağıyız. Ticari istihbarat gücümüzle, şirketlerin ticari ve kredi risklerini bugünden öngörerek nakit akışlarını koruyor ve sürdürülebilir şekilde, güvenle ticaret yapmalarını sağlıyoruz. Dünya genelinde farklı sektörlerden gelen şirketlerin ihtiyaçlarını karşılamak için sigorta, teminat ve garanti gibi çeşitli finansal ürünler ve hizmetler sunuyoruz. Şirketlerin bir yandan güvenle ticaret yaparken bir yandan da yeni pazarlara açılmalarında onlara rehberlik ediyor, yol gösterici oluyoruz. Bu iş ortaklığı sayesinde, firmalar kredibilite değerlendirmesi başta olmak üzere; fatura ödenmeme riskinin bertaraf edilmesi, olası hasar durumlarında tahsilat ve yasal takip süreçleri gibi hizmetlerimizden yararlanabiliyor.

Küresel ticarette güven duyulan bir şirket olarak, işletmelere ve ülke ekonomisine  sürdürülebilir bir büyüme sağlama konusunda kritik bir rol üstleniyoruz. Allianz Trade olarak alacak tahsilatı konusundaki yetkinliğimiz, hizmet ağımız ve ticari alacak sigortası sayesinde  şirketlerin ticaret yaptıkları her alanda bir adım önde olmalarını sağlıyoruz. 289 milyondan fazla şirketin finansal takibini gerçekleştiriyor, 70 binden fazla müşterilerimizden gelen günlük 22 bin limit talebine cevap veriyoruz. Risk Veri Tabanı ve teknolojik altyapımızla desteklenen güçlü erken uyarı sistemimiz sayesinde detaylı bir risk yönetimi sunuyoruz.  Şirketlerin ticaret yapacakları potansiyel müşterilerinin risk analizini sağlıklı bir şekilde gerçekleştirirken, sigortalanmış faturalarla kesintisiz, istikrarlı nakit akışı sağlıyoruz.