Devletlerin küresel piyasalara yoğun bir şekilde enjekte ettiği likidite sayesinde, son zamanlarda birçok şirket geciken ödemeler ve iflaslarla normalde uğraştığı kadar uğraşmak zorunda kalmadı. Ancak “İflas riski: Covid-19’un yarattığı domino etkisini anlamak” makalemizin de işaret ettiği gibi, bu durum böyle devam etmeyecek.

Hükümetlerin bu yıl devlet desteklerini geri çekmeye başlamalarıyla CEO’lar ve CFO’ları yeni bir zorluk bekliyor: Şirketlerini iflaslara karşı korumak için yüksek riskli müşteri ve tedarikçileri belirlemek.
Müşteri iflasına ilişkin riskler belirgindir: eğer yeterli koruma olmadan kredili satış yapıyorsanız, sadece yıkıcı mali kayıplarla karşı karşıya kalma riski değil, uzun süreli (ve maliyetli) yasal işlemlerle uğraşma riskiniz de vardır. Tedarikçinin iflası söz konusu olduğunda ise riskler daha dolaylıdır. Ancak bu riskler de ön ödemeler ve nakit akışının sekteye uğramasından, üretim ve hizmetlerin kesintiye uğramasına kadar aynı derecede olumsuz olabilir. Bunlar da iflasa yol açabilir.

Bir tedarik zincirindeki iflas risklerini belirlemek kritiktir. Peki yüksek riskli, Covid'e duyarlı müşteriler ve tedarikçi şirketler tam olarak hangileridir? Bunları tespit etmek kolay mıdır?

Allianz Trade Ticari Alacak Sigortası Grup Başkanı Marine Bochot'a göre, Covid'e duyarlı müşterilerin belirlenmesi karmaşık olabilir. Çünkü bu genellikle, bir araya geldiklerinde iflas riskini artıran birçok faktörü bir yapboz gibi bir araya getirebilmeyi gerektirir.

Bochot, iflasların domino etkisi riskini artıran en önemli faktörlerden birinin müşterinin faaliyet gösterdiği sektör olduğunu açıklıyor: "Örneğin; konaklama, gıda dışı perakende, hava endüstrisi ve otomotiv sektörlerindeki işletmeler artık daha yüksek bir iflas riskine sahip. Bunun nedeni, sınırların kapalı olması, trafiğin en aza inmesi, mobilitenin durdurulması ve insanların bir araya gelememesi veya bir yere gidememesi. Buna bağlı olarak da tüketim yapamaması ya da çevrimiçi gibi, farklı şekillerde tüketim yapması."

“Aslında, Covid krizinin ilk vurduğu işletmeler, mal ve hizmetlerin fiziki alışverişine ve fiziksel etkileşimine dayalı sektörlerdeki işletmeler oldu. Bu nedenle bu şirketler, operasyonel modellerini ve maliyet yapılarını hızlı ve çarpıcı bir şekilde geliştirme ihtiyacını daha yoğun hissetti. Bu çeviklikten yoksun olan şirketler iflaslara ve tedarik zinciri kaynaklı potansiyel domino etkilerine karşı daha savunmasız olacaktır".

Yolcu taşımacılığı yapan havayolu endüstrisi, bunun en önemli örneği. İşlerinin bir kısmını yolcu taşımacılığından kargo taşımacılığına dönüştürme çevikliği ve esnekliğine sahip havayolları, salgın sırasında çok daha iyi performans gösterdi.

 

Son raporumuz Aşı Ekonomisi  sektör bazında kırılganlıklara da odaklanıyor. Söz konusu raporda, ticari iflasların domino etkilerinin, 2021 yılının ikinci yarısından itibaren şirketleri etkilemeye başlayabileceğini ve sektörlerin çoğunda kriz öncesi ciro ve kârlılık seviyelerine 2022 yılının başlarına kadar ulaşılamayabileceğini belirttik. Hava taşımacılığı (ekipman ve hizmetler) ve gıda dışı perakendecilik, 2023 yılından önce iyileşme olasılığı düşük sektörler olarak tüm gruptan belirgin bir şekilde ayrışıyor. Bu da söz konusu sektörlerdeki şirketleri, domino etkilerine karşı daha savunmasız ve müşteriler olarak da daha riskli hale getiriyor. Şirketlerin iflaslara karşı savunmasızlığını artıran diğer faktörler arasında sınır ötesi ticarete aşırı bağımlılık ve dijital dönüşüme yeterince yatırım yapılmaması yer alıyor.

Bilançoları önemli ölçüde zayıflamış ve nakit akışları kötü olan işletmeler, CFO'lar ve kredi yöneticileri için bir diğer tehlike işareti. Bu risk kategorisi, halihazırda yüksek borçla mücadele eden veya yüksek faiz maliyetleri ve yüksek sabit maliyet yapısı ile uğraşan tedarik zinciri müşterilerini içeriyor. Aynı zamanda, işletme marjları düşük olan ve finansal yükümlülüklerini yerine getirmekte zorluk çeken işletmeleri de kapsıyor.

Bochot’a göre: “Bu grup içinde en çok risk altında olan şirketler, devlet garantili kredilerden faydalanmak için yeterince hızlı davranmayan şirketler. Devlet desteğine sahip olmayan savunmasız şirketler, genellikle kredi profili orta riskli olan şirketlere kredi vermek istemeyen bankacılarla karşı karşıya kalıyor. Bu onları daha da zor bir durumda bırakıyor”.

Müşterilerinizin mali sıkıntı içinde olup olmadığını ve iflas uyarısı verip vermediğini, iş yaptığınız firmalarla ilgili aşağıdaki soruları sorarak anlayabilirsiniz. Bu sorular, ciddiyeti aşağıya doğru artan bir ölçek oluşturur. Genel olarak, "evet" ile yanıtlanan soru sayısı arttıkça, şirketin risk seviyesi de artar.

•    Müşterinizin faturaları ödemesi daha mı uzun sürüyor?
•    Sözleşmenizin yeniden müzakere edilmesini istediler mi?
•    Geç teslimatlara, hatta anlaşmazlıklara doğru bir eğilim var mı?
•    Müşterinizin kredi sağlayıcıları, kredi yenileme dönemi geldiğinde müşterinizi desteklemeye gönülsüz mü?
•    Müşteriniz alternatif finansman kaynaklarına yöneldi mi?
•    Hisse senetlerinin performansı kötü mü? Elden çıkarılıyor mu?
•    Kredi borcu takas sözleşmelerinin (CDS) fiyatları artı mı?
•    Müşteriniz yakın zamanda büyük bir müşterisini / tedarikçisini kaybetti mi?
•    Basında müşterinize ait olumsuz haberler çıkıyor mu?
•    Üst yönetimden herhangi bir üye beklenmedik bir şekilde istifa etti mi?
•    Müşteriniz çalışanlarının maaş/sosyal güvenlik ödemelerini yapabiliyor mu?
•    Yeniden yapılandırmaya yönelik işe aldıkları danışmanlar oldu mu?

Bochot, mevcut ekonomik ortamda bilgiye erişimin ve risk bilincinin çok önemli olduğunu söylüyor ve şunları ekliyor: "Durum karmaşık, bu nedenle çevrenizde ve ticari ortaklarınızda neler olup bittiğini her açıdan görmeniz ve devamlı takip etmeniz gerekiyor. Bu, iflasa yol açabilecek tüm faktörleri yakından izlemeniz ve bunları ticari ilişki yönetimi stratejinize dahil etmeniz anlamına geliyor".

Böylesine ayrıntılı bir kavrayış düzeyine ulaşmak, özellikle zorlu ekonomik zamanlarda kaynaklarını sınırlarına kadar kullanmış olan, zor durumdaki KOBİ'ler için kolay değil. Ancak, iflasların domino etkilerinin 2021 yılının ikinci yarısından itibaren etkisini gösterebileceği düşünülürse tüm şirketlerin faaliyet gösterdikleri çevrenin nabzını tutması çok önemli.
 

Bochot sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Ticari alacak sigortanız varsa, sigortacınızla yakın temas halinde olun. Böyle bir ortamdan en az zararla çıkmanız onlar için diğer bilgi kaynaklarınızın çoğundan daha önemli. Bu nedenle, tedarik zincirlerinizdeki riski en etkin şekilde yönetmeniz ve potansiyel şüpheli alacaklarınızı mümkün olan en yüksek miktarda tahsil edebilmeniz için sizinle en doğru içgörüleri paylaşmak onların da yararına olacaktır. Ticari alacak sigortanız yoksa, en yakın zamanda almanızı şiddetle tavsiye ederim. Sigorta yaptırmamaya kararlıysanız, çoğu durumda müşterinizin temerrüt olasılığını içerdiği için en azından bir risk derecesi satın almalısınız”.

Bir ticari alacak sigortasının sadece primler ve ödemelerden ibaret olduğunu düşünmek basitleştirilmiş bir yaklaşımdır. Ticari Alacak Sigortası Endüstrisi, riskleri öngörülere dayalı olarak önlemeye çalışma modeline, giderek daha fazla odaklanmaktadır. Diğer bir deyişle, etkili bir ticari alacak sigortası şirketi, yüksek riskli ticaret ortaklarını belirlemek ve potansiyel iflas zincirini başlamadan önce kırmak için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Örneğin, Allianz Trade olarak risk değerlendirmelerimiz, kurumsal ödeme gücündeki günlük değişiklikleri analiz eden ve küresel GSYH'nin %92'sini kapsayan istihbarat ağımızdan aldığımız verilere dayanmaktadır.

Bu düzeydeki ayrıntılı veriler, küresel tedarik zincirlerindeki iflasların zincirleme reaksiyonuyla karşı karşıya kaldıklarında, şirketlerin güvenle ticaret yapmalarını ve ne olursa olsun ödenmelerini almaya devam etmelerini sağlar.

Covid-19 kaynaklı iflasların Domino Etkisi serimizin üçüncü makalesi işletmelerin tedarik zinciri riskinden korumak için atmaları gereken proaktif adımlara odaklanıyor. Bunlar arasında, operasyonlarınızda riski azaltmak için benimseyebileceğiniz en iyi stratejiler ve yeni risk bilinci düzeylerine ulaşmak için oluşturabileceğiniz ortaklıklar bulunuyor.