2021 yılı, mal ve hizmetlerini kredili satışla yapan şirketler için yüksek riskli bir yıl olacak gibi görünüyor. Devlet yardım mekanizmalarının aşamalı olarak geri çekilmeye başlamasının ardından, iflas oranlarının eski ortalamalarına geri dönmesiyle beraber tüm işletmeler, geri ödeme koşullarını kısaltmaya, kredi limitlerini azaltmaya ve kime alacak hesabı açacaklarına dair daha seçici olma eğiliminde olacak. Ancak burada ortaya çıkan tehlike, aşırı tedbir almanın şirketlerin zaten zor olan bir pazarda rekabet etme kabiliyetini azaltması. Peki işletmeler kendilerini önemli oranda bir riske maruz bırakmadan, kredili satışlarını en üst düzeye çıkarma dengesini nasıl sağlayacak?
Domino Etkisi serimizin ilk iki makalesinde, Covid-19 kaynaklı iflasların domino etkilerini ve tedarik zincirlerinde iflas risklerinin nasıl tespit edebileceğini anlattık. Şimdi de şirketlerin, domino etkilerinden korunmaları ve tedarik zinciri yönetimlerini iyileştirebilmeleri için atabileceği 8 adımdan bahsedeceğiz.